herofis LIJI abt abt abt
abt abt
abt abt doper
Home Tedarikçiler Dernekler “TÜRKİYE, GÜNEŞİN GÜCÜNÜ KULLANMAYA BAŞLADI”!

GUNDER BASKAN 2GÜNDER Başkanı Dr. Kemal Gani Bayraktar, 62. Hükümet’in enerji programını ve TÜBİTAK’ın sektöre vereceği desteği değerlendirdi…

62. Hükümet’in enerji politikasında yer alan en az 3 bin megavatlık güneş enerjisi santrali kurulacağına dair açıklamaları ve TÜBİTAK’ın güneş enerjisi hücre ve modül geliştirilmesine yönelik proje desteğini değerlendiren GÜNDER Başkanı Dr. Kemal Gani Bayraktar, “Türkiye güneşin gücünü görmeye başladı. Belirlenen hedeflerin büyümesi ve verilen desteklerin artmasıyla hızlı bir büyüme içinde olan sektörümüzün teknolojik yetkinliği ve dünyada rekabet gücü daha da artacaktır” dedi.

Uluslararası Güneş Enerjisi Topluluğu Türkiye Bölümü (GÜNDER) Başkanı Dr. Kemal Gani Bayraktar, 62. Hükümet Programında yer alan enerji politikalarını değerlendirerek, yenilenebilir enerji kaynaklarının elektrik enerjisi üretimi içindeki payının 2023 yılında yüzde 30’a yükseltilecek olmasının hem sektör, hem ülke, hem de çevre açısından önemli bir gelişme olduğunu kaydetti.

Güneşin gücünün ve potansiyelinin sistematik bir şekilde değerlendirilmeye başlandığını kaydeden Bayraktar, TÜBİTAK’ın Enerji Verimliliği Çağrı Programı kapsamında ‘Yüksek Verimli Fotovoltaik Hücrelerin Geliştirilmesi’ için girişimcilere destek vereceğini açıklamasının da yerli güneş enerjisi sanayi gelişimi açısından itici güç olacağını vurguladı. Yerli fotovoltaik üreticilerimizin şu anda hücre hariç fotovoltaik modül üretiminin yüzde 50’sinin yerli kaynaklarla karşıladığını belirten Bayraktar, “Bu destek ile Türkiye’nin güneş enerjisi potansiyeli dikkate alınarak, bu alandaki teknolojik dışa bağımlılığının azaltılması, ülkenin güneş enerjisi teknolojilerindeki gücünün artırılması, yüksek verimlilikte ve düşük maliyetli güneş enerjisi hücre ve modüllerinin geliştirilmesi hedeflenmektedir.” dedi.

Türkiye’de güneş enerjisi sektörüne yapılan yatırımların her geçen gün arttığına dikkat çeken Bayraktar, “62. Hükümet programında en az 3 bin megavatlık güneş santrali için yaklaşık 6 milyar dolar yatırım yapılacağı açıklandı ve Konya’ya dünyanın en büyük güneş enerjisi santralini kurulacağı bildirildi. TÜBİTAK ise, beklentileri karşılayan projelerden küçük ölçeklilere 500 bin, orta ölçeklilere 1 milyon, büyük ölçeklilere de 2.5 milyon liraya kadar destek vereceğini açıkladı. Bu tür hedef ve destekler sektörümüz için önemli bir kaldıraç olacaktır. Türkiye artık güneşin önemini kavramaya, gücünü değerlendirmeye başladı. Güneş’in üç günde yaymış olduğu enerji, dünyadaki tüm petrol, doğalgaz, kömür vb. yakıta eşdeğerdir. WWF Güneş Atlası, toplam 790 km²’lik bir alana yayılacak güneş panelleriyle Türkiye’nin şu andaki elektrik ihtiyacının tamamını karşılamanın mümkün olduğunu ortaya koymuştur. Nüfus ve kişi başına düşen elektrik tüketiminin artacağı göz önüne alındığında, 2050 yılında Türkiye’nin elektrik ihtiyacının tamamını karşılamak için güneş enerjisi teknolojisine dair en ılımlı tahminler çerçevesinde bile, Türkiye’nin toplam alanının on binde 25’inden daha dar bir alanın (yüzde 0,21)  diğer bir deyişle ile 1.600 km²’lik bir alanı güneş panelleriyle kaplamak yeterli olmaktadır” dedi.

  “Türkiye güneşten ısı enerjisi üretiminde dünya üçüncüsü”

Güneş enerjisi sektörünün son yıllarda çok büyük bir gelişme gösterdiğine dikkat çeken Bayraktar,  Türkiye’nin, güneşten sıcak su ısıtma konusunda kurulu güç bakımından dünyada üçüncü sırada bulunduğunu ve güneşten 10 bin MW ısı enerjisinin üretilmekte olduğunu belirtti. Sektördeki hem güneş kollektörü hem de Fotovoltaik (FV) modül üretici sayısının hızla arttığına dikkat çeken Bayraktar, Türkiye’de yıllık 1,6 milyon m2 ‘yi aşan üretimi ile 90’dan fazla üretici, 800’ü aşkın satıcı ve 3000’i aşan montajcı olduğunu söyledi. Bayraktar, yatırımı sürmekte olanlarla birlikte FV Modül üreticisi sayısının ise 20’yi ve kurulu üretim kapasitesinin 500 MW’ı aşacağına dikkat çekti. Üretim kapasitesinde bu kadar ilerlemişken güneş enerjisinin yaygın kullanımında katedilecek daha çok mesafe olduğunu kaydeden Bayraktar şöyle konuştu:

“Almanya’da 2013 yılında üretilen enerjinin yüzde 24’ü yenilenebilir enerji kaynaklarından geldi ve üretilen yeşil elektriğin yüzde 5’i de fotovoltaikten elde edildi. Benzer şekilde Dünya’da geçen yıl 137 teravatsaatlik elektrik üretilen güneşin yenilenebilir enerji kaynakları içindeki payı, bir önceki seneye göre yüzde 29 artarak 2,7’ye yükseldi. Ülkemiz güneşlenme ve güneş enerjisi açısından bu kadar zenginken, Avrupa’nın en az 3 misli güneş ışınımına ve yıllık 7,2 saat güneşlenme süresine sahipken, Almanya gibi Avrupa’nın kuzey ülkelerinde güneş enerjisinin kurulu gücü Türkiye’nin 300 katı fazla.”

 

Güneşten yararlanarak, enerjide dışa bağımlılığımızı azaltabiliriz”

Güneş enerjisinin çevresel, ekonomik ve jeopolitik açılardan çok etkin bir kaynak olduğunu belirten Bayraktar, hızlı büyüyen ekonomi olan Türkiye’nin enerji talebinin 2020 yılından önce ikiye katlanmasının beklendiğini söyledi. Türkiye’nin enerji ihtiyacının dışa bağımlı olduğu, güneş enerjisinin maliyet açısından rekabetçi seçenek olduğunu kaydeden Bayraktar, konuşmasını şöyle sürüdürdü:

“Türkiye, güvenli, temiz, uygun maliyetli ve düşük karbonlu enerji sistemine geçmesi için her şeye sahip. Güneş Türkiye’ye yeni fırsatları açabilir ve daha çok zenginleşmesini sağlayabilir. Türkiye, yeryüzünde küresel iklim değişikliğinden en fazla etkilenecek ülkeler arasında yer alıyor. Türkiye’nin tarım arazileri ve su kaynakları şimdiden baskı altında. Ayrıca ekonomik kalkınma, tarımsal üretim ve turizm alanlarında ülkeyi daha büyük riskler bekliyor. Alışagelmiş enerji kaynakları açısından fakir sayılabilecek bir ülkeyiz. Cari açığımızın en büyük kalemini de enerji ithalatı oluşturuyor. İşte bu nedenle güneş ve diğer yenilenebilir enerji kaynaklarımızı daha etkin kullanmamız daha da önem kazanıyor. Özellikle de güneş enerjisini daha fazla kullanarak yaratılacak katma değer ve artırılacak istihdam yanında enerji ithalatımızı ve dolayısıyla enerji bağımlılığımızı önemli ölçüde azaltabiliriz.”

Translate »