herofis LIJI
herofis LIJI
Tuyap Reklam herofis Tuyap Reklam LIJI abt
Home Haberler KALIN BAĞIRSAK (KOLON VE REKTUM) KANSERİNDE ERKEN TANI TEDAVİ ŞANSINI...

Ağızdan başlayıp anüs (makat) ile son bulan sindirim kanalımızın “kalın bağırsak” olarak bilinen ve yaklaşık 170-180 cm uzunluğundaki kısmı “kolon”, bu bölgenin son 15 cm’lik bölümü ise “rektum” olarak adlandırılmaktadır. Bu bölgede kontrolsüz hücre büyümesi ve çoğalması sonucu ortaya çıkabilen kalın bağırsak kanseri Türkiye’de tüm kanserler içinde kadınlarda üçüncü, erkeklerde dördüncü sırada yer almaktadır. Gerek görülme sıklığının fazla olması gerekse erken tanındığında yapılabilecek müdahaleler ile bu hastalığa bağlı ölümlerin azaltılabilmesi sebebiyle tarama programlarının önemi artmıştır.

Kalın bağırsak tümörleri yavaş büyümekte olup yalnızca belirti verdiği zaman doktora müracat edilirse ne yazık ki çoğunluğu ileri evrede teşhis edilmektedir. Tedavi süreci ve sonuçları hastalığın hangi evrede olduğu ile öyle yakından ilişkilidir ki henüz belirtiler ortaya çıkmadan yapılan düzenli taramalarla erken teşhisin amaçlanmasının önemi buradan gelmektedir. Tarama programları ile prekanseröz lezyonları (tedavi edilmezse kansere dönüşebilecek dokular) veya erken evre tümörleri saptama olasılığı yüksektir.

Hastalığın gelişiminde genetik faktörlerin önemi büyüktür ve “ailesel kalın bağırsak kanserleri” için tarama protokolleri değişiklik gösterebilmektedir. Fakat bu kesinlikle ailesinde bu hastalık olmayanların tarama programlarını ihmal etmesi anlamına gelmemeli, ailesel ve kalıtsal nedenlere bağlı olmayan kanser türünün bütün kalın bağırsak kanserleri içerisinde çoğunluğu oluşturduğu bilinmelidir.

“Risk faktörlerine bakılmaksızın, 50-70 yaş arası (50 ve 70 yaş dahil) tüm erkek ve kadınların ‘her iki yılda bir dışkıda gizli kan testi’ ve ‘her 10 yılda bir kolonoskopi’ ile taranması gerekmektedir.”

Dışkıda Gizli Kan Testi

Kalın bağırsak kanseri teşhisi için dışkıda gözle görülemeyecek kadar az miktarda kanın olup olmadığını araştırma amacıyla uygulanır. Ucuz ve kolaydır fakat sadece kanamaya sebep olan kanser ve kanser öncüsü dokuları gösterebildiği için bu testin negatif olması tek başına yeterli değildir.

Sigmoidoskopi / Kolonoskopi

Kolonoskopi, hem mevcut bir tümörü erken evrede belirleme, hem de kansere yol açabilecek polip ve benzeri sorunları daha kanserleşmeden tespit edip, kişiyi kanser gelişiminden koruyabilecek özellikte bir işlemdir. Kolonoskopinin hazırlığı ve uygulaması günümüzde hasta için kolay ve konforlu hale gelmiştir. Yeni kolonoskoplar son derece kolay uygulanıp, hastaya rahatsızlık vermeden istenilen sonuçlar alınmaktadır.

Kolonoskopi sırasında hasta konforuna büyük önem verilmektedir. Bu nedenle hasta “bilinçli sedasyon” denilen damardan hafif bir ağrı kesici ile yarı baygın hale getirilmektedir. Öncesinde bağırsağın çeşitli yöntemlerle tamamen boşaltılması gerekmektedir. Daha sonra, fiberoptik bir kamera ile bağırsağa girilmekte ve görülen tüm polipler çıkarılabilmektedir.

 

Risk Faktörleri

  • Yaş: 50 yaş üzerinde risk düzenli olarak artmaktadır. Tüm bireyler için taramaya başlama yaşının 50 olmasının sebebi budur.
  • Kalıtsal Risk Faktörleri: Kalınbağırsak kanserlerinin %20’si kalıtsaldır.
    • Birinci derece akrabada kolorektal kanser bulunması
    • Herediter Nonpolipozis Kolorektal Kanser (Lynch Sendromu)
    • Familial Adenomatöz Polipozis (FAP) Koli Sendromu
    • Geçmişinde adenomatöz polip öyküsü

 

  • Çevresel ve Diyete Bağlı Risk Faktörleri:
    • Kolorektal Kanser Riskini Arttıran Diyet (Gıdalar) ve Çevresel Faktörler
      • Erkek cinsiyet
      • Obezite, hareketsiz yaşam
      • Hayvansal yağ ve kırmızı et tüketimi: Günlük 80 gramdan fazla kırmızı et tüketilmemelidir.
      • İşlenmiş et (salam, sosis, sucuk vb.) tüketimi
      • Obezite
      • Fazla şeker tüketmek
      • Alkol
      • Sigara
      • İltihabi Bağırsak Hastalığı: Hem Ülseratif Kolit, hem de Crohn Hastalığı hastalık süresiyle doğru orantılı olarak riski arttırır
    • Kolorektal Kanser Riskini Azaltan Diyet (Gıdalar) ve Çevresel Faktörler
      • Bol sebze yemek
      • Nişasta, lif ve kerotenoid içeren gıdalarla beslenmek
      • Hareketli yaşam
      • Zeytin yağı, fındık yağı, balık yağı gibi oleik asit içeren yağlar riski arttırmaz
      • Kalsiyum, selenyum, A, C ve E vitamini, selenyum riski azaltır

 

Tarama Protokolünü Etkileyen Özel Durumlar

  • Daha önce kolonoskopi yapılarak polipleri çıkarılmış hastalar bu işlemden sonra 1-3 yıl içinde (hekiminiz sizin için en uygun tarihi söyleyecektir) tekrar incelenmelidir.
  • Anne, baba, çocuk gibi yakın akrabalarda kolorektal kanser veya polibi olan insanlarda orta risk grubundakilerle aynı takip yapılmalıdır. Bu gruba giren kişilerde takibe, 40 yaşından önce veya hastalığı olan en genç yakın akrabasına tanı konan yaştan 8-10 yıl önce başlanılmalıdır.
  • Birkaç yakın akrabasında veya birkaç nesilde kolorektal kanser hikayesi olan insanlar ve özellikle genç yaşta ortaya çıkan kanserlerde, genetik danışma alınmalıdır. Herediter (Kalıtsal) non-polipozis kolorektal kanser açısından genetik test yapılmalıdır. Hastalıkla ilgili aile hikayesi olan insanlar, 20-30 yaşlardan başlanarak her 2 yılda bir, 40 yaşından sonra her yıl kolonoskopiyle incelenmelidir.
  • Familyal Adenomatozpolipozis (FAP) olarak adlandırılan kalıtsal hastalık olan kişiler, hastalığa neden olan genin taşıyıcısı olup olmadıklarını öğrenmek için genetik danışma almalı ve genetik testler yaptırmalıdır. Bu geni taşıyan insanlar veya testleri şüpheli olanlar genin aktif olup olmadığını anlamak için ergenlikten itibaren her yıl fleksibl (esnek) sigmoidoskopi ile incelenmelidir. Eğer genetik testler yapılamıyorsa aile bireyleri 12 yaşından itibaren taranmaya başlanmalıdır.
  • Kolorektal kanser hikayesi olan hastalara kanser başlangıçta tespit edildikten ve cerrahi olarak çıkarıldıktan sonra, bir yıl içinde, kolonun tam bir incelemesi yapılmalıdır. Eğer bu incelemede sonuçlar normal ise 3 yıl içinde takip incelemesi yapılmalıdır. Tüm kolonu değerlendirmek için kolonoskopi veya fleksibl sigmoidoskopi ve aynı zamanda kolon grafisi incelemeleri yapılabilir.
  • 8 veya daha fazla yıl süresince yaygın İnflamatuar Bağırsak Hastalığı (Ülseratif Kolit, Crohn Hastalığı) hikayesi olan insanlar, 1-2 yılda bir kolonoskopi incelemesini yaptırmalıdır.
  • Meme veya kadın genital kanseri (yumurtalık ve rahim) hikayesi olan kadınlarda, yaşam boyu, kolon kanseri gelişme riski %15’tir. Bu kişiler 40 yaşından başlayarak her 5 yılda bir kolonoskopi yaptırmalıdırlar.

Kalın Bağırsak Kanseri Belirtileri ve Tanısı

Değişen bağırsak alışkanlıkları (sürekli ishal ve kabızlık), normal kalınlıkta dışkılayan birinde dışkının incelmesi, makattan kan gelmesi veya dışkıda kan gözükmesi kalın bağırsak kanserinin sık görülen belirtileridir. Bağırsakların yeterince boşalamama hissi, dışkılama güçlüğü, ağrılı dışkılama da görülebilecek belirtilerdendir. Bu şikayetler görüldüğü takdirde acilen doktora başvurulmalıdır. Fakat bu belirtiler hiç olmadan halsizlik, kansızlık, iştahsızlık, karın ağrısı ve kilo kaybı gibi belirtiler de kalın bağırsak kanserine işaret edebilir. Önerilen zamanlarda tarama testlerini yaptırmak ve şüpheli bir bulgu görüldüğünde vakit kaybetmeden doktora başvurmak erken tanı şansını arttırarak tedavi başarısını son derece olumlu yönde etkiler.

Uzman hekimlerce muayene edilen hastalara, tanıya yönelik testlerden (Tam Kan Sayımı, Biyokimyasal Tetkikler, Dışkıda Gizli Kan İncelemesi, Çift Kontrastlı Kolon Grafisi, Bilgisayarlı Tomografi, Rektoskopi, Sigmoidoskopi, Kolonoskopi ) gerekli görülenler uygulanır.

Tedavi
Hastanın genel durumuna, yaşına, hastalığın yaygınlık derecesine bağlı olarak cerrahi, kemoterapi, radyoterapi

gibi tedavi seçenekleri mevcuttur.

Kolonoskopi ile tespit edilen polipler kansere dönüşmeden çıkarılabilir ve erken evrede yakalandığında ameliyat gerekmeyebilir.

İleri evre kalın bağırsak kanserinde uygulanan standart tedavi cerrahidir. Duruma göre laparoskopik, robotik veya açık cerrahi uygulanır. Temel prensip tümörlü bölgenin çevresindeki bir miktar sağlam doku ve lenf düğümleriyle birlikte çıkarılmasıdır. Ameliyat sonrası hastalığın evresine göre ek olarak kemoterapi uygulanabilir.

Unutmayalım ki erken tanı hayat kurtarır! Kendimizi başta kendimiz, sonra sevdiklerimiz için ihmal etmeyerek, olası risklerin farkında ve bilinçli olarak düzenli bir şekilde kontrollerimizi yaptırmanın hayati önemi vardır.

 

Dr. Sena Çadırcı

 

Translate »